Dağcan Medikal
Loading...

VERTEBRA NEDİR?

 

 

VERTEBRA

OMURGA VÜCUDUN  DESTEĞİDİR

 

 

 

 

Omurga 24 eklemden oluşmaktadır. Başı desteklemekte ve Sarcal Vertebra’dan başlamaktadır. Yandan bakılınca, boynun ve belin ileri doğru, sırtın ve kalçanın ise geriye doğru bükük olduğu görülür. Bu nedenle üç adet C formunda eğilim mevcuttur. Bu doğal eğimler ve 24 eklemin hareketi, kaburga kemikleri ve iskeletin diğer eklentileri, beyin başta olmak üzere merkezi sinir sistemi ile doğrudan bağlantılıdır. Diğer bir deyişle omurga, beyin hücrelerinin yenilenmesi ve yeterli oksijen gitmesi konularında hayati öneme sahiptir. Beyine farklı uyarılar söz konusudur. Beyine gözlerden görsel, kulaktan işitsel, dilden tat, burunda koku ve deri aracılığıyla dokunsal uyarılar gitmektedir. Ancak beyine ulaşan en büyük uyarı, mekanik hassas algılayıcılar ile ulaştırılan yer çekimi uyarısıdır.

 

Bu mekanik hassas algılayıcılar kas bağlarında ya da eklemlerde bulunan algılayıcılardır. Omurganın başa yakın bölümlerinde (servikal vertebra ya da temporomandibular eklem) merkezi sinir sistemine uyarı gönderen en büyük hassas algılayıcı bulunmaktadır. Bu nedenle omurga eğimindeki bir anormallik ya da omurgalardan birinin kayması merkezi sinir sisteminin bozulmasına neden olmakta ve kimi organların çalışmalarını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu durum da ağrı kontrol mekanizmasını devre dışı bırakmakta ve şiddetli ağrılara neden olabilmektedir. İki ayağı üzerinde duran bir insanın beyni, dört ayaklı hayvanlardan çok daha büyüktür. Dört ayaklı hayvanlarda C tipi omurga eğimi bir tanedir. İnsanın da bebeklik aşamasında bir adet C tipi omurga eğimi mevcutken, beyinin büyümesi ile birlikte eğim sayısı üçe çıkar. İnsanlar yaşlandıkça ve beyin fonksiyonları giderek azalmaya başladıkça bel ve boyun yeniden geriye doğru eğilir ve bir C tipli omurga eğimine dönüşür. Omurganın normal eğimlerinin ve tek tek omurgaların hareketlerinin, merkezi sinir sisteminin düzgün çalışması ile doğrudan ilintisi vardır. Merkezi sinir sisteminin iyi çalışması, vücut fonksiyonlarının da iyi ve sağlıklı olduğunu gösterir.

 

1-      Omurganın Yapısı

Vücudun dik durmasını sağlayan omurga 33 kemikten meydana gelmektedir ve vücudu desteklemenin yanı sıra omurga sinirlerini de yönlendirmektedir. Omurga, 7 boyun vertebrası, 12 göğüs vertebrası, 5 bel vertebrası ile kalçalardaki Sacral vertebra ile kuyruksokumundan meydana gelmektedir. Omurganın ortasında, vücut fonksiyonlarını kontrol eden omurilik bulunmaktadır. Omurga, vücudun ağırlığını taşımanın yanı sıra, beyinden vücudun her tarafına emirlerin taşınmasını sağlayan omuriliği de muhafaza altına alır. Omurilikten çıkan 24 çift omurga siniri, her organa, kasa, damara, kirişe ve derinin her noktasına yayılır. Omurilik ve omurga sinirleri, vücudun genel duruşu, hareketleri, duyguların kontrolü dahil olmak üzere vücut ısısı, kalp ritmi nefes düzeni ve kan şekeri seviyesi gibi tüm vücut fonksiyonlarını düzenlemektedir. Sinir sistemi, istemli ve istemsiz tüm hareketleri kontrol eder. Sağlıklı bir yaşam için 24 omurga kemiğinin, leğen kemiğinin ve kafatasının doğru konumda olmaları son derece önemlidir.

 

1)      Omurga Eğimleri

 

 

Omurga 33 kemik ve 23 intervertebral diskten oluşmaktadır ve “S” şeklindedir. Doğum esnasında bebeklerin omurgaları düzdür. Boyun kemikleri bebek üç aylıkken eğilmeye başlar ve bel eğrisi de çocuk yürümeye başladığında, yaklaşık bir yıl içerisinde oluşur.

 

2)      Omurga Kası

Omurga kası, omurgayı destekler ve korurken aynı zamanda farklı yönlere hareket etmesini sağlar. Bu kas zayıfladığı zaman diskler üzerindeki basınç artar ve disk kaymasına ya da fıtığa neden olur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

3)      Omurga Kirişleri

 

 

Esnek fiberlerden oluşan omurga kirişleri omurgayı destekler, korur ve dengede tutar. En büyük kirişler, ön dikey kiriş ve arka dikey kirişlerdir ve bunlarda meydana gelen hasarlar şiddetli ağrılara neden olur.

 

4)      Omurga damarları

 

 

Dışarı çıkmış diskler neromasküler atardamara baskı yaptığında, boyun disklerinde atardamar büzüşmesi veya tromboz etkisi meydana getirir. Bu durum omuriliğe gelen kanı bloke edebilir ve tek taraflı felç ya da belden aşağı felç gibi durumlara neden olabilir.

 

5)      Omurga Siniri

 

Embriyonun ikinci haftasında bebek yan döner ve vücut çömelme şeklini alır. Aynı zamanda sırtta bir oluk meydana gelir. Bu omurilik sinir sisteminin başlangıcını oluşturur. Üçüncü haftada beyin hücreleri, gözler ve sinir sistemi oluşur. Bunu, organların oluşumu takip eder.

Sinir Sistemi: Vücudun içinde ve dışında meydana gelen değişikliklere vücudun muhtelif bölümlerinin tepki vermesini sağlayan fonksiyonları kontrol eder.Merkezi ve Periferal sinir sistemi diye ikiye ayrılır.

Merkezi Sinir Sistemi: Beyin ve omurilikten oluşur. Beyin kafa tası içerisinde, omurilik de omurga kanalı içinde koruma altındadır.

 

Periferal Sinir Sistemi:

Somatik Sinir Sistemi                  Otonom Sinir Sistemi

Hayvan Sinir Sistemi                   Bitki Sinir Sistemi

İstemli Hareket                            İstemsiz Hareket

Beyin ve Omurilik Sinirleri          Sempatetik/ Parasempatetik Sinirler

 

Somatik Sinir Sistemi (Hayvan sinir sistemi=İstemli hareketler)

Otonom Sinir Sistemi (Bitki sinir sistemi= İstemsiz hareketler)

 

 

Sinirler organları kontrol eder, duyuları beyine getirir ve beyinin her bölgeye emir vermesini sağlar.  12 çift sinir doğrudan beyinden çıkar. 31 çift sinir de beyinle doğrudan bağlantılı olan omurilikten çıkar. Sinirlerin omurilikten çıktığı bölgeye neromasküler denir ve eğer disk kayması meydana gelir ve bu bölgeye baskı yaparsa ağrıya, baş dönmesine ve hatta felce yol açar.

 

6)      Verteal Ody

 

 

2-      Omurganın Fonksiyonu

 

Omurga otonom sinirleri korur ve sempatetik ve parasempatetik sinir sistemleri aracılığıyla sindirim, boşaltım sistemlerini nefes alma ve kan dolaşımını ile ilgili organları kontrol eder. Urunogenital organlar endokrin sistemi omurga içinde yer aldığı için pek çok hastalığı da kontrol altında tutar. Her hücre, sinir sistemi ile iletişim halindedir. Hücrelerin yenilenmesi, iyileşme, büyüme eylemlerinin yanı sıra hareket etme, duyular gibi işlemler için bu iletişim şarttır. Beyin yaşamın merkezi, sinir sistemi de beyinden her hücreye emirleri gönderen yaşam hattıdır. Omurga da, bu yaşam hattının çalışmasını sağlayan koruyucudur. Her şeyin temeli başlangıç ve köktür. Omurga ve omurilik, embriyo daha iki haftalıkken oluşmaya başlar. Daha sonra sırasıyla beyin, organlar, kollar ve bacaklar meydana gelir. Bu durum insan evriminin gelişimini de göstermektedir. Her omurgalı hayvanda ilk oluşan şey omurganın kendisidir. Ancak omurganın oluşumundan sonra, bu omurganın üstünde daha çok sinir hücresine sahip beyin oluşmaktadır. Bu durum, eğer omurga olmasa beyinin de gelişmeyeceğinin bir ifadesidir.

 

Omurga;

1)      Vücudun dik durmasını sağlar, omuriliği korur ve omurga sinirlerini yönlendirir.

2)      “S” biçimi oluşturarak başın ve vücudun ağırlığını taşır.

3)      Kemiklerin ve kasların başlangıç noktasıdır ve bunları destekler.

4)      İnsanların ve hayvanların yürümesini sağlar.

5)      Sisin sisteminin gelişmesini ve vücudun hareket etmesini sağlar.

6)      Muhakeme yeteneğinin ve istemsiz reflekslerin merkezidir.

7)      Homeostatisi kontrol eder ve bağışıklık sisteminin merkezidir.

 

Omurganın Kayması

 

Omurganın görevlerinden birisi, beyin ile leğen kemiği arasında bağlantıyı kurmasıdır. Omurga kemiklerinin doğru konumda olmaları durumunda omurilik ve sinirlerin çalışmalarında hiçbir sorun olmaz. Ancak omurga kemiklerinin konumları doğru değilse, bu kemiklerin içinden geçen omurga sinirleri sıkışır ve sinir sistemi bozukluklarına yol açar. Sinirler üzerindeki baskı arttıkça ilgili organların çalışmaları bozulur, vücudun savunma sistemi zayıflar ve ciddi hastalıklar baş gösterir.

 

1)      Omurga Kaymasının Nedeni

Omurganın kaymasının birçok nedeni olabilir. Bunlar kalıtsal olabileceği gibi, kaza sonucu, hatalı hareketler sonucu, alışkanlıklar sonucu ve hatta stres sonucu olabilir. Hatalı yerleşimin ana nedeni kalıtsal ya da kaza sonucu olan bozukluklardır. Nadir de olsa, hastalıklar sonucu omurganın kayması söz konusu olabilir. İnsan vücudunun kendi kendini onarma kapasitesi vardır. Ancak sürgit devam eden, iyileştirilmeyen hastalıklar, vücudun kendisini yenileme kapasitesinin üzerindedir.

 

2)      Omurga Kaymasının Semptomları

Omurganın kayması sonucunda bel fıtığı, disk fıtığı, baş ağrısı, boyun ağrısı, omuz ve sırt ağrıları, siyatik, nevralji, scoliosis gibi kas ve kemik hastalıkları en sık rastlanan hastalıklardır. Bu tür rahatsızlıklar hem kasların hem de omurganın aynı anda tedavi olması ile iyileştirilebilir ve böylece tek yanlı tedavinin getireceği hastalığın kötüleşmesinin de önüne geçilir.

 

  1. Bel Fıtığı (Lumbargo) Akut lumbargo, kronik lumbargo, disk fıtığı, scoliosis, spondilolistesis, spondilolisis, Spinal Kanal Stenoisis, Lumbar omuru burkulması, hamilelikte lumbargo oluşumu, otomobil kazasının yan etkisi, statik nevralji ve kas ağrısı.
  2. Boyunda ve göğüste ağrı: Servikal disk (boyun) fıtığı, otomobil kazası.
  3. Baş ağrısı ve periyodik ağrılar.
  4. Bağışıklık hastalıkları: Eklemlerde ödem, kol ve omuz ağrıları, romatoid artrid ve astım.
  5. Fasitis, Tenosinovitis, bilek ağrıları ve dejeneratif romatizma.
  6. Diğer romatizmalar ve kireçlenmeler.

 

3)      Omurga Kaymasının Diğer Belirtileri

Omurganın kaymasının ikincil belirtisi, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmamasıdır. Sinirlere yapılan baskı sempatetik ve parasempatetik sinirleri etkilemekte ve bağışıklık sisteminin düzgün çalışmamasına yol açmaktadır. Yüzdeki ağrılar, baş dönmeleri, düzensiz regliler, regli ağrıları ve bitkinlik bu duruma örnek olarak verilebilir. Ancak her hasta için ağrı şiddeti farklıdır. Omurgadaki hafif bir kayma, eğer doktor başkaca bir teşhis koymamışsa, hastalığın nedeni olabilir. Bu durumda kaymış omurgayı iyileştirmenin yolunu bulmak çok önemlidir. 

 

 

 

4. Omurga hastalıkları ve tedavileri

 

 

Hastalık

Nedeni/Belirtileri

Benzer Hastalıklar

Tedavi

Servikal Disk Fıtığı

Dejenere olmuş disk/ boyun, omuz ve kol ağrıları

 

Destekleyici kullanmak, servikal omurga traksiyonu, ameliyat

Vücut ve sırt ağrıları

Arka dikey kirişle bağlantılı diske dayalı ağrılar. neromascular, lumbar yüzü ve boyun./ Arka kas ağrısı, duruş bozukluğu, duygusal gerginlik.

Kırbaç yaraları, arka servikal kas myofascial ağrı sendromu, Üst trapez kas ağrısı, levator scapulae bursitis, VDT sendromu.

Masaj, yumuşak boyun desteği, tıbbi ve fiziksel tedavi.

Bel Omuru Diski

İntervertebral disklerin fıtıklaşması- neromasküler uyarım, Diskler arasında bozulma  (Vücutta kimyasal maddeler- Bilinmeyen nedenler

Düşük vücut ağrısı yayılımı, kaslarda zayıflama, inme, üre kaçırma, sırt ağrısı, intervertebral disklerin fıtıklaşması

Ağrı kesici ve iltihap azaltıcı ilaçlar, fiziksel tedavi, beyin zarına enjeksiyon, bel vücut içi füzyonu, yapay total disk değişimi.

Omurga Daralması

Omurga kanalının daralması ve omurilik ile sinirlere baskı yapması durumu, sık sık topallama ve sırt ağrıları.

Doğuştan ya da sonradan edinilen hastalıklar. Omurgayla ilgili tedaviler sonrasında oluşabilir. 

Kesin istirahat. Ağrı kesici ve iltihap azaltıcı ilaçlar, steroid enjeksiyonu, kas ve kemik rahatlatıcılar, antidepresanlar, ameliyat.

Spondilolistesis

Alt vertebra ile bağlantılı olarak bir vertebranın ya da vertebral kolonun yerinden  oynaması

Dejeneratif/istemik Spondilolistesis (Sırt ağrısı ve düşük yayılımlı vücut ağrısı.)

Dinlenme, karın kaslarının güçlendirilmesi, ilaç, uzatma tedavisi, Epidural enjeksiyonu, faset eklem enjeksiyonu, ameliyat.

 

Skoliosis

İdyopatik/ Doğuştan/sonradan meydana gelen hastalıklar, neurofibromatosis

Doğuştan ihtiyaçlar, tedavi için özel bakım

Destekleyici, transpediküler yerleştirme

Lumbargo Sendromu

Yanlış tanı veya ameliyat, komplikasyon, ameliyat sonrası dejeneratif değişiklikler

Teknik hata/ enfeksiyon/  kemik dokusunun sinirlere baskısı/ daralmanın giderek kötüleşmesi/ dejeneratif değişkenlik

Bazen ameliyat sonrası durum kötüleşebilir. Bu nedenle fiziksel tedavinin yanı sıra Ağrı kesici ve iltihap azaltıcı ilaçlar kullanılır. Ameliyatın tekrarı.

Bulaşıcı Omurga Hastalığı

Tüberkülar spondilitis/ cerahatli spontilitis/ ameliyat sonrası omurganın enfeksiyon kapması

 

Ameliyat/ antibiyotikler/ isoniazid.

Eklem katılaşması

Spondilitis

Kesin olmamakla birlikte, HLA-B27 antikoru ile ilintilidir. / Lumbar ağrısı/ Perifer romatizması (Aşil tendonu iltihabı, ayak fasciitis, kaburga iltihabı)

 

Antibiyotikler/ ameliyat (yapay eklem değişiklikleri, osteotomy)

Vertebra Tümörü

İyi huylu tümör, kötü huylu tümör ( Lumbarda, boyun omurgalarında ya da servikal vertebrada ortaya çıkabilir)

Anjiom, oestoklastoma, Anavrizma kistleri, oestosarkoma, Kondrsarkoma, Ewins’s sarcoma, kordoma.

Damar anjiografik embolisi, kimyasal tedavi, radyoterapi, ameliyat.

Omurga vücudun dayanağıdır. Her hastalık omurga anormalliğinden kaynaklanır.

 

 

Parçalar

Etkileri ve Belirtileri

1 C

Beyine kan akışı,  

kafatası derisi, hipofiz, iç kulak labirenti, timpanum, sempatik sistem, yük kemikleri

Aşırı hassasiyet, uykusuzluk, nezle, yüksek tansiyon, migren, nevrasteni, unutkanlık, baş dönmesi, aşırı bitkinlik, baş ağrısı

2 C

Göz, optik sinir, kulak siniri, damarlar, dil ve kafanın ön bölümü.

Ozena, alerji, kulak ağrısı, göz çevresinde ağrı, görme bozuklukları, şaşılık, sağırlık.

3 C

Yanaklar, dış kulak, yüz kemikleri, dişler

Nevralji, sinir iltihabı, sivilceler, egzema

4 C

Burun, dudaklar, ağız, östaki borusu

Saman nezlesi, burun akması, işitme sorunları, hassas boğaz, Şiş bademcikler.

5 C

Ses telleri, farenks

Larenjit, boğuk ses

6 C

Boyun kası, bademcikler, omuzlar

Boyun kasılması, üst kolda ağrı, bademciklerin şişmesi, psedomembran ateşlenmesi, larenjit, kronik öksürük.

7 C

Tiroit bezi, omuzlar,

dirsekler

Soğuk

1 T

Eller, bilekler, kolun alt kısmı, boğaz, bronşlar

Astım, soğuk algınlığı, nefes alma sorunları, ellerde ve kolun alt kısımlarında ağrı

2 T

Kalp, Koroner Arterler

 

3 T

Akciğerler, bronşlar, göğüs zarı, göğüs kafesi

Bulaşıcı soğuk algınlığı, göğüs zarı iltihaplanması, bronşit, zatürree, hipetermi

4 T

Safra kesesi

Sarılık, uçuk, zona

5 T

Karaciğer , solar flexus, kan dolaşımı

Ateş, tansiyon, yavaş kan dolaşımı, artritis

6 T

Mide

Gastroentestenal bozukluklar, mide

ekşimesi, hazımsızlık

7 T

Pankreas

Mide ülseri

8 T

Dalak

Dayanıksızlık

9 T

Böbrekler, adrenalin bezi

Alerji, isilik, kızarık döküntü

10 T

Böbrekler

Böbrek sorunları, kronik yorgunluk, damar sertliği, nefrit, pyelit

 

11 T

 

Böbrekler, mesane

 

Sivilcelenme dahil çeşitli deri sorunları, egzema, çıban

12 T

İnce Bağırsaklar, lenf dolaşımı

Romatizmal artrit, gaz ağrısı, kısırlık

1 L

Kalın Bağırsaklar

Kabızlık, Kolit, dizanteri, ishal, fıtık.

2 L

Karın, üst bacaklar

Spazm, soluma problemleri

3 L

Genital organlar, uterus, mesane, dizler

Mesane hastalıkları, şiddetli regli ağrıları, düzensiz regli, uykuda terleme, zayıflama, düşük, diz ağrıları

4 L

Prostat, alt sırt kasları, siyatik sinirler

Kalça kemiği nevraljisi, Lumbargo, idrar zorluğu, idrar çokluğu

5 L

Alt bacaklar, bilekler, ayaklar

Bacaklarda kan akışı azlığı, bileklerde şişlik, bacaklarda ve bileklerde zayıflık,

S

C

Kalça kemiği, kalçalar

Rektum, anüs

Omurga sarmalı

Hemoroid, kaşıntı, kuyruk

sokumu ağrısı.

               

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

3. Karı ve kocanın omurga sorunları aynıdır.

Karı-kocalar zaman içerisinde birbirine benzerler diyen eski bir deyiş vardır. Uzun bir süre benzer bir yaşam tarzı sürdüren kişilerin kişilikleri ve görünümleri de zamanla benzeşir. Aynı şekilde, bir diğerinin kötü alışkanlıklarını almak, kaslarda zayıflığa, bel ve boyun disklerinde kemik hastalıkları oluşumuna neden olur. Aşağıdakiler, yaygın kas ve kemik hastalıkları ile bunların tedavilerini içermektedir;

 

1)      20’li yaşlarda- Bel ve boyun diskleri

Eskiden 20’li yaşlarda çok fazla çift yoktu. İnsanlar erken yaşlarda evlenince, çok fazla seks yapmak bel fıtığına neden olabilir. Boyun diski bir diğer yaygın sorundur. Genç çiftler, birbirlerinin omuzlarına başlarını yaslarlar. Bu durum boyun fıtığına yol açabilir. Ayrıca, kollara uzun süre baskı yapılması, kol felcine dahi neden olabilir. Yeni evli kocalarda sıklıkla görülmesi nedeniyle buna “balayı felci” de denmektedir. Çiftlerin sarılmışken birbirinin yüzüne bakmasındansa, birlikte karşıya bakmaları daha faydalıdır.

 

 

2)      30’lu yaşlarda çocuk doğumundan sonra bel fıtığı ve omuz ağrıları

30 yaşındaki çiftlerin genellikle çocukları olur. Kadının doğumdan sonra bel fıtığı olması kuvvetle muhtemeldir. Ayrıca çocuk bakımı sırasında bel fıtığı kronikleşir, kolunda bebeği taşımaktan dolayı da omuz ağrıları başlar. Ayrıca anne doğum sırasında kan kaybetmiştir ve eklemleri de yumuşamıştır. Uygun bir doğu tıbbı uygulaması, egzersiz, esneme hareketleri bel fıtığı oluşumunu engeller ve vücudun yeniden sağlığına kavuşmasını sağlar.  Ancak çok fazla egzersiz yapmak da omurga sorunlarına neden açabileceğinden, dikkatli olmak gerekir.

 

3) 40’lı yaşlarda alt omurun ileri çıkması ve şeklinin bozulması

40’lı yaşlarda karın bölgesi yağlanmalarına dikkat edilmesi gerekir. Egzersiz yoksunluğu ve bazal metabolizmanın yavaşlaması, karın bölgesinin yağlanması sonucunu doğurur. Karın yağlanması, yaşlılık hastalığının ortaya çıkmasının nedenidir ve omurga sorunlarıyla yakından ilgilidir. Karın bölgesi yağlı bir insanın göbeğini hamile bir kadın gibi ileri doğru itmesi zorunludur. Bu durum da alt omurun ileri çıkmasına neden olur. Bel etrafında burkulmaya ve kronik ağrılara da neden olabilir. Güçlü bir bel için karın kaslarının kritik önemi vardır. Sürekli egzersiz ile karın kaslarını sıkı halde tutmak ve aerobik egzersizleri ile kiloyu makul seviyede tutmak çok önemlidir.

 

4) 50’li yaşlarda kanalların daralması (Stenosis)

50’li yaşlarda insanların dejeneratif omurga sorunları ile uğraşmaya hazırlıklı olmaları gerekir. En önemli sorun, kanallarda meydana gelen daralmalardır. Disk sorunları kaza sonucu ya da yanlış duruş nedeniyle meydana gelirken, kanallarda daralma, kaçınılmaz olan yaşlanma ile birlikte ortaya çıkar. Stenosis’in tedavisinin çok güç olması nedeniyle, bu durumun engellenmesi büyük önem taşımaktadır. Çiftlerin birlikte yürüyüş ve tırmanma yapmaları ve esneme hareketleri, hastalığı engellemek için iyi bir yöntemdir.

 

5) 60’lı yaşlarda kemik erimesi (östroporosis).

Kore Östroporosis Derneğinin 2003 yılında yaptığı bir araştırmaya göre, 60’lı yaşlarındaki kadınların % 46,9’unda kemik erimesi hastalığı vardır. Erkeklerde kemik erimesi olasılığı daha az olmasına karşın, uzun yıllar işte çalışmanın getirdiği yapısal bozukluklar ve çatlamalar söz konusudur. Baskıdan kaynaklanan çatlamalar sırt üstü düşünce ya da herhangi bir dış sebebe bağlı olmadan, sadece kemik erimesi nedeniyle meydana gelebilir. Bu nedenle, uygun miktarda Kalsiyum ve vitamin hapları almak, vücudun gün ışığından faydalanmasını ve D vitamini almasını sağlamak önemlidir. 60 yaşındaki çiftlerin sağlıkları için güneşte birlikte yürümeleri önerilir.

 

6. Masajın etkileri

Masajın insanlar üzerinde derin etkileri vardır. Masaj insana psikolojik ve doğal tatmin hissi verir. Ayrıca kan dolaşımını artırır, kasları rahatlatır, sindirime yardımcı olan ve lenfatik sistemi uyararak, fazlalıkların vücuttan atılmalarını sağlar. Masaj yapan da, masajın yararlarından faydalanır. Birçok ilginç araştırma bu teoriyi desteklemektedir. Bir ev hayvanını seven insan, aynı zamanda kendisi de rahatlamaktadır. Yani masaj hem yapan, hem de yaptıran için rahatlama sağlar.

 

 

 

Masaj kan dolaşımını hızlandırır. Sinirlerin uyarılmasını ya da gevşemelerini sağlar ve anormal vücut fonksiyonlarını elimine eder. Anormal kas hareketlerini düzelttiği gibi, laktik asidi yok eder, vücuda zararlı atıkların birikmesini engeller. Yine masaj hormon salınımını dengeler.

1)      Sinir ve kas sistemine etkileri

a.      Heyecanlanma etkisi

Bu etki, masajdan alınan uyarıyı artırarak, sinirlerin ve kasların iyileşmelerini sağlar. Masajın nispeten zayıf kuvvet uygulaması bu amaca yardımcı olur. El masajında vurma ve yoğurma yöntemleri uygulanabilir.

b.      Kan dolaşımı etkisi

Masaj deride ve kaslarda kan dolaşımını artırırken, kalbe olan baskıyı azaltır ve tüm vücudun kan dolaşımını rahatlatır. Kan dolaşımının artışı metabolizmayı hızlandırır ve zararlı atıklardan kaynaklanan sorunların asgariye düşmesini sağlar.

c.       Sakinleştirici etkisi

Sakinleştirici etki, aşırı gergin kasın masaj yoluyla rahatlamasına sağlamaktır. Ancak aşırı gergin bölge her türlü tahrike açık olduğu için, masaj yapan kişinin uyguladığı kuvveti çok iyi ayarlaması gerekmektedir.

d.      İkna etkisi

Ağrılı bölge burkulma ya da çürüme nedeniyle kırmızıya dönüşmüşse, masaj yapan kişi doğrudan bu bölge ile uğraşmamalı, masaja yaralı bölgeye yakın noktalardan başlamalıdır. Bu bölgelere hafif darbeler indirmek uygundur.

e.       Yansıma etkisi

Masajın yansıma etkisi, doğrudan sinirleri, kasları ve organları uyararak, doğrudan hasarlı bölgeye değil, hasarlı bölgeden uzağa masaj uygulanması sonucu hasarlı bölgenin de iyileşmesi etkisidir. Örneğin tüm vücudunun dayanıklı olması zorunluluğu olan maraton koşucuları genellikle mide rahatsızlığı çekerler. Sırtlarındaki ve bellerindeki kasların sertleşmesi aşırı hassasiyete neden olmaktadır. Bu gibi durumlarda bel kaslarının yanlarına yapılan masaj, yansıma etkisi ile mide rahatsızlıklarına da iyi gelmektedir.

f.       Düzeltme etkisi

Burkulma, eklem çıkmaları, kırılma veya çatlama kaynaklı ateşlenme, şişme gibi akut durumlarda ağrının yayılmasını engellemek üzere ve eklem kapsülünü düzeltmek, kiriş ve tendonları yerine getirmek için hasarlı bölgeye doğrudan masaj uygulanmalıdır.

g.      Vücudu kontrol etkisi

Masaj, ritmik el hareketleri ile deriye uygulanan ve derinin uyarılmasını sağlayan bir terapi yöntemidir. Hafif darbeler dahil olmak üzere deri üzerine uygulanan uyarı terapisi, sinirlere ve kaslara uygulanan baskı ve ovalama, bunların fonksiyonlarının hızlanmasına, kan dolaşımının artmasına ve insanın kendisini daha iyi hissetmesine yol açar.  Endokrin bezine ve otonom sinir sistemine olan etkileri sayesinde vücudun dengesi de kontrol altına alınmış olur.

 

2)      Hissetme sistemi üzerindeki etkileri

Derinin, organları saklamak ve korumak, onların ısılarını kontrol etmek gibi birçok fonksiyonu vardır. İnsan vücudu biliminin bakış açısından, derinin yapısı son derece karmaşıktır. Masaj uygulaması sonucu deri çok çabuk uyarılır. Etki son derece hızlıdır ve sıcaklık 2-3 derece artar. Derinin soğuk olması kasılmalara ve kılcal damarlarda yaralanmalara yol açmasının yanı sıra, bazen kaslara giden ana damarlarda dahi kanamalara yol açabilir. Ayrıca kan akışının yavaş olması, kasların reaksiyonlarının da yavaşlaması ile sonuçlanabilir. Bu nedenle sportif tıp uygulamalarında ve tedavilerinde vücut ısısının masaj yoluyla artırılması etkisi son derece önemlidir. Vücut ısısının artırılması doğrudan mekanik uyarı ve damar hareketlenmesini sağlar ve spor esnasında yaralanmalara engel olur.

 

3)      Kemik yapısı üzerindeki etkileri

 Vücudun ana yapısını oluşturan iskelet kemikler ve eklemlerden meydana gelmiştir. Kemiklere bağlı olarak iskeletin farklı fonksiyonları vardır. Genel olarak, vücudun yumuşak parçalarını destekleyen sütun fonksiyonu, katı bir duvar oluşturmak suretiyle organları koruma fonksiyonu, alyuvarları üreten kemik iliğini oluşturması nedeniyle hematojen fonksiyonu inorganik maddeleri saklaması nedeniyle saklama fonksiyonu, kasları bir arada tutan temel yapı olarak da hareket etme fonksiyonu bulunmaktadır. Spor masajı iskelet yapısının çevreye en optimal biçimde uyum sağlamasının yanı sıra, eklem yaralanmalarını engellemekte ve eklem kapsüllerinin, kirişlerin ve tendonların zarar görmemesini sağlamaktadır. 

 

4)      İç Organlar üzerindeki etkileri

Vücut içerisindeki tüm organların ve özellikle de karındaki organların masaj ile doğrudan ilintisi bulunmaktadır. Deri üzerindeki uyarıların iç organları etkilemesine deri-organ refleksolojisi adı verilmektedir. İç organların deriye olan etkilerine ise organ-deri refleksolojisi denmektedir. Karın masajı kan dolaşımının hızlanması suretiyle sindirimin hızlanması, karın kaslarını güçlendirme ve karın organlarının faaliyetlerini artırmak için deri-organ refleksolojisini kullanmaktadır. Bunun da ötesindoe kalın bağırsak hareketlenmesini de uyararak doğaya yardımcı olmaktadır. Sinir katsayısı yüksek olan insanlar, egzersiz veya spordan sonra bitkinlikle birlikte midelerinde ani yanma veya spazm yaşayabilirler. Böyle durumlarda karın üstü yatmak ve başparmaklar ile sırta baskı uygulamak çok iyi sonuç vermektedir. 

·         Masajın mekanik ve yansıma etkileri

Mekanik etki

Ø  Isınma etkisi, dolaşımın hızlanması, yumuşak dokuların esnemesi, yaralı dokuların rahatlaması

Ø  Doku bütünleşmelerinin meydana getireceği hasarın engellenmesi, dokuların esnekliğinin artırılması, mikro dolaşımın hızlandırılması, enzimlerin izole edilmesi, dokuların elastikiyetlerinin artırılması.

Yansıma etkisi

Ø  Rahatlama, ağrıların azalması mikro dolaşımın artması, otonom sinir sisteminin dengelenmesi

 

5)      Dolaşım Sistemi üzerindeki etkileri

Masaj, karın boşluğunda ya da eklemlerde kan birikmesi ve tıkanıklıkların engellenmesi dahil olmak üzere damarlardaki kan dolaşımının hızlanması sonucu doğrudan kalbi ve lenf sistemini etkilemektedir. Vücutta kan dolaşımını ve dağılımını sağlayan kılcal damarlardır. Masaj, kılcal damarlardaki kanın dolaşımını da hızlandırır. Hızlanan kan dokulara enerji taşınmasına yardımcı olur ve dokulardaki karbondioksit azalırken, oksijen miktarı artar. Böylece vücuttaki zararlı atıklar da dışarı atılmış olur. Masaj sonucu kan damarlarının boyutları büyümekte, kan dolaşımı artarken tıkanıklıklar azalmaktadır. Özellikle vücut spordan ya da egzersizden sonra yorgunken uygulanan masajın etkisi daha büyük olur.

 

3. SERVİKAL VERTEBRA

Servikal Omurga Nedir?

 

Servikal omurga, kafatasını sırt kemiğine bağlayan ve boyun kemiği olarak da bilinen yedi adet kemik ve diskten oluşur. Bu kemikler genelde küçük ve düzdür ve kafatası ile sırt kemiği arasında konumlanmışlardır. Enine konumlanmış kemiklerin arasında (yedinci servikal omurga hariç) vertebral arter, damar ve sempatetik sinirlerin içinden geçtiği dikey bir delik bulunmaktadır. Atlas ve Efistrofeus diğerlerine benzemeyen servikal omurlarken, üçüncüden yedinciye kadar olan omurlar birbirinin aynıdır ve bunlara temsili omurgalar da denir. Adı Atlas olan birinci servikal omurga yuvarlak bir şekle sahiptir ve kafatasının şeklini destekleyecek bir artiküler yüzeye sahiptir. Atlas’ın merkezi ya da mahmuzu yoktur. Efistrofeus adı verilen ikinci servikal omur merkezde yer alır. Boynun dönmesini sağlayan diş şeklinde bir yapısı vardır. Atlas ve Efistrofeus sayesinde boynun dönme hareketlerini yapması mümkün olur. Üçüncüden altıncıya kadar olan servikal omurgalar, küçük ve geniş merkezleri olan, üçgen deliklere ve mahmuzlara sahip, bitim noktaları ayrık omurlardır. “Vertebral Çıkıntı” adı da verilen yedinci servikal omur, ucu ayrık olmayan uzun bir mahmuza sahiptir. Servikal omurlar arasında normal olarak 23 disk bulunmaktadır. Bu disklerin güçlü bir genleşme ve bükülme kapasiteleri mevcut olup, vücudu destekleme konusunda önemli bir yere sahiptirler.

 

1.      Servikal Omurganın önemi

Beyinden kol ve bacaklara giden motor sinirler ve beyinden vücuda/kol ve bacaklara giden duyumsal sinirler omuriliğin bir devamı niteliğinde, servikal omurun içindeki kanalı takip ederler. Servikal omurun önünden, kalp atışını, nefes almayı ve sindirim hareketlerini kontrol eden otonom sinirler geçer.  Bunların iki kenarından da beyine kan taşıyan atar ve toplar damarlar geçmektedir. Beyin ile vücudu bağlayan, vücut fonksiyonlarını ve duyguları kontrol eden sinirlerin neredeyse tamamı servikal omurgalardan geçmektedir. Servikal omurga siniri sorunları felce neden olur ya da organların çalışmasının durmasına, yaşamın sona ermesine sebep olur. (Servikal omurlar, beyin, sinirler, damarlar, kaslar, akciğerler, tiroid bezi, bademcikler, boğaz, farenks, gözler, kulaklar, burun, ağız ve yüz derisi.)

 

2.      Boyun kemiklerinin kötü diziliminin sebepleri

Boyun kemiklerinin kötü diziliminin en sık rastlanan sebepleri oturma, durma, yürüme ve çalışma alışkanlıklarındaki hatalı duruşlardır. Bilgisayar kullanmak, otomobil sürme, dinlenme, esneme, egzersiz yapma, yoga ve uyku sırasında dahi hatalı hareketler kemik eğrilmelerine neden olur. Ancak en önemli etkenler düşme, trafik kazaları, çarpışma, dayak gibi dış etmenlerdir.

 

Cinsiyete, yaşa veya çalışma hayatına bakmaksızın en etkili faktör ise hatalı yatak ve yastık kullanımı ile hatalı yatış şeklidir. Hatalı yastık kullanımı, 6-9 saatlik uyku sırasında servikal omurlardaki kiriş, disk, kas, doğal hormon akışı ve kan akışında değişikliklere yol açmaktadır. Eğer kişi uyuduğunda omurga yapısı uygun konumda değilse, kişi rahatsız konumda uyuyorsa, insanın derin uykuya geçmesi güçleşmektedir.  Derin uykuya geçilebilse dahi hatalı eklem kıvrılmaları ağrıya ve giderek sorunlara neden olmaktadır. Servikal omurgadaki hatalı kıvrılmanın konumuna bağlı olarak değişik sorunlar ve ağrılar ortaya çıkmaktadır. 

 

3.      Boyun kemiklerinin kötü diziliminin yol açtığı sorunlar ve ağrılar.

Servikal omurların kötü dizilimine bağlı olarak boyun kemikleri arasındaki diskler baskıya maruz kalmakta, diskler bir tarafa doğru kaymakta ve otonom sinirlere, motor sinirlere ya da duyumsal sinirlere baskı yapmaktadır. Hatalı konumlanmış bir omurga, sinirin dışında damarlara, kirişlere veya kaslara da baskı yapar. Şekil bozukluğuna uğramış kas ya da kiriş dokuları da sinirlere baskı yapabilir ve ağrıya, sorunlara yol açabilir.

 

4.      Boyun kemiklerinin kötü diziliminden kaynaklı sorunlar ve ağrılar.

Ø  Boyun Diski (Servikal omurga diski) 

Ø  Omurlar arası fıtıklaşma

Ø  Vurmaya bağlı yaralanma

Ø  Düz boyun (Kaplumbağa boynu sendromu)

Ø  Skoliosis

Ø  Servikal Sendromu

Ø  Servikal Diskte yırtılma

Ø  Servikal Kiphosis

Ø  Servikal omurga ayrılması

Ø  Servikal omurga çatlaması

 

4. Boyun Sorunları ve Ağrıları

 

·         Boyun ağrılarına ne sebep oluyor?

Boyun, başımızın ağırlığını kaldırma, dengede tutma ve desteklemenin yanı sıra omurga sinirlerini de korunma altında tutar. Kötü duruşun yayında aşınma, yırtılma, hasar, stres ve tansiyon, boyun sorunlarına yol açar.

 

·         Boynun Yapısı

Boyun yedi yukarı omurgadan oluşur. Doğal konumundaki dengeli bir boyun esnektir ve ağrısızdır.

 

·         Boyun omurgaları ve diskleri

Omurgalar arasında delik vardır. Bu delikten servikal omurga sinirleri omuzlara ve kollara doğru geçer. Omurgalar arasındaki diskler, darbeleri emme etkisi yaparlar. Sağlıklı bir disk güçlü bir fiber yapıyla sarmalanmıştır ve içinde yumuşak doku mevcuttur. Boyun ve başın sağa sola hareketini mümkün kılar.

 

·         Boyun bağlantıları

Boyun bağlantıları başın hareket etmesini sağlar. Her servikal omurganın esnekliğini sağlayan iki bölümü mevcuttur.

 

·         Boyun kasılması

Boyun kasılması, kas spazmı, baş ağrısı, yüzde, omuzlarda ve kollarda ağrıya neden olabilir. Boyun kasılması genellikle hatalı duruştan, fiziksel ve mental stresten ötürü meydana gelebilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Servikal Omurga Yapısı

 

Normal Boyun

 

 

                   Düz Boyun         

 

 

·         Boyundaki ani hasar

Boyunda ani hasar, otomobil kazası gibi ani şoklar nedeniyle ortaya çıkabilir.  Hasar kiriş, tendon ya da kaslarda meydana gelebileceğinden, servikal omurga diski kayması ya da dejeneratif servikal spondilosis meydana gelebilir.

·         Servikal omurların sıralanması

Servikal omurların sıralanmasında hata olması ya da omurların hasar görmüş olmaları, disklere yapılan basınç, sinirlerin uyarılması ve emme gücünün azalması gibi nedenlerle omurganın düzgün çalışmaması ile sonuçlanır.

 

·         Servikal Radikülopati

Servikal vertebradan geçen omurga sinirleri uzayabilir, uyarılabilir ya da baskı görebilir. Bu gibi durumlar kollarda ve ellerde uyuşmalara ve ağrılara neden olabilir. Servikal radikülopatinin ana nedeni, disklerde fıtıklaşma, dejeneratif artritis ve benzerleridir.

 

Boynun düzleşmesi ne demektir?

 

Çalışırken uzun süreli yanlış şekilde durmak boyun krasılmasına neden olabilir. İnsanlar bazen bu durusu, ukalalık olarak algılayabilir. Bu duruşun adı boyun düzleşmesidir. Servikal omurların olağan duruşu “C” şeklindedir.

 

Sağlıklı yastık

Uyku, insan sağlığı için çok önemli bir faktördür. İyi bir uyku için insanların rahat bir yatağa ve doğru yastığa ihtiyaçları vardır. Rahatsız bir yastık, yorgunluğa ve hatta hastalığa sebep olabilir. Sağlıklı bir yastık nasıl olmalıdır?

 

1.      Boyun kemikleri “C” şeklinde olmalıdır.

“Yüksek yastık yaşamı kısaltır” diyen eski bir deyiş vardır. Yüksek yastık, boyun kemiklerinin eğrilmesine ve önemli sinirlerin engellenmesine ya da baskı görmesine neden olur. Ayrıca beyine giden ve gelen bilgilerin aksamasına, horlamaya, enerji azalmasına, hücrelerin ömürlerinin kısalmasına ve büyümelerine, bitkinliğe sebep olur. Çalışma enerjisinin ve etkinliğinin azalmasının, boyun disk kaymasının, omuz ağrıları dahil birçok sorunun nedeni yine yüksek yastıktır. Yüksek yastık kullanmak çocuklardaki gelişimi dahi olumsuz etkiler. Boynun rahat olması için “C” şeklinde olması gerekmektedir. Diş doktoru Gyeongbok Jo, temporomandibular bozukluğu olan hastaların boyun kemiklerinin “C” şeklinde değil, “T” şeklinde olduğunu fark etmiştir. Ayrıca servikal omurganın desteklenmesi sonucu boynun da korunacağını gözlemleyen diş doktoru Jo, “ boyun kemikleri dengesini kaybettiğinde iskelet yapısında ve çene kemiğinde de bozulmalar oluyor. Boyundaki bir dengesizlik, göğüs omurlarının, bel omurlarının, kalça kemiğinin ve kuyruksokumu kemiğinin de şeklinde bozukluklara yol açıyor.” Diye açıklamaktadır. Bu durumu engellemenin en kolay yolu, günde sekiz saat kullandığımız yastığın başımızı desteklemesidir. Eğer yastık işlevini düzgün yerine getirirse, vücudun dengesizliği de ortadan kalkacaktır.

 

2.      Yastık, vücudun rahat etmesini sağlar

1) Yastığın doğru kullanımı

Yüksek yastığın yaşamı kısalttığı ifadesi tıbben de mantıklıdır. Yeonsei Üniversitesi Gangnam Severance Hastanesi Profesörü Jaeho Mun, “Kore yastıkları genelde


Dağcan Medikal Ltd İletişim Bilgileri Site Kategorileri Geri Dönüş Servis ve Destek
Adres: Ahi Mesut Bulv. 41/b Etismesgut/Ankara tapudan sonraki ilk ışıklar
Tel: 0312 228 00 41 - 0532 322 81 42
Fax: (312) 432 08 47